TURİZM

Türkiye’nin uluslar arası pazardaki turizm geliri ve turist sayısı verilerine bakıldığında en yüksek rakamlara ulaşan ilk 10 ülke arasında yer aldığı görülmektedir.  

Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü’nün 2002-2010 yılları için yayımladığı raporda turist sayısı bakımından dünyada % 34,6’lık bir büyüme yaşanırken Türkiye’de bu rakam daha yüksek seviyede gerçekleşmiştir.

Türkiye’nin 10 yıl öncesindeki Turizm verilerine bakıldığında rakamların 3 katına çıkarak turist sayısının 30 milyonu, turizm gelirlerinin de 30 milyar doları geçtiği ve bu sayının her sene artığı görülmektedir. Türkiye’nin 2023 hedefleri arasında 60 milyon turist sayısı ve 80 milyar dolar gelir yer almaktadır. 

Türkiye, üç tarafının da denizlerle çevrili olması, Avrupa ve Asya’yı birbirine bağlayan coğrafi konumu, doğal ve tarihi güzellikleri ile turistlerin büyük beğenisini çekmektedir. Bu avantajlarıyla turizm sektörü altta pek çok sektörü de beslemektedir.

2010 yılı verilerine göre Türkiye en çok turist çeken 10 ülke arasında yaklaşık 30 milyon turistle 7. sıradadır. Bu bakımdan Türkiye sağlık turizmi sektöründe de büyük aşama kaydetmektedir. Yabancı turistlerin artmasıyla Türkiye’nin sağlık hizmetinden yararlanan yabancı turist sayısı da paralel bir şekilde artmaktadır. Türkiye’de yabancı hastaların Türk hastanelerde tedavi görebilmelerinin kolaylaştırılmasıyla sağlık turizmi de hızla gelişmektedir. Son yıllarda kamu ve özel sektörün sağlık turizmine yönelik çalışmaları hız kazanmış, sağlık hizmetlerinden yararlanan turist sayısında da her geçen yıl artış gözlenmiştir. Bu artışlarda, sağlık alanında 53 ülke ile imzalanan milletlerarası ikili işbirliği anlaşmaları, sosyal güvenlik kapsamında olan13 ülke ile imzalanan anlaşmaların büyük etkisi vardır. Sağlık turizmi alanında Türkiye’yi en çok ziyaret eden ülkelerin başında komşu ülkeler, Orta Asya ve sözleşmesiz ülkeler (Danimarka, Norveç, İsveç, İngiltere vs.), gelişmiş batı ülkelerin (ABD, Avrupa vs.) vatandaşları gelmektedir. 2010 yılında kamu hastanelerine ücretli gelen yabancı uyruklu hasta sayısı yaklaşık 135 bin olarak ölçülmüştür.

Turizm, Türkiye’nin karşılaştırmalı rekabet üstünlüğünün bulunduğu sektörler arasında yer almaktadır. Sahip olduğu üstünlükler ve gelişim potansiyeli, turizm sektörünün gelecekte daha önemli bir konuma ulaşabileceğini ortaya koymaktadır.

Çukurova Bölgesi, Türkiye’nin mukayeseli üstünlüğe sahip olduğu bu alanda Akdeniz’e 576 km’lik sahil şeridine (Türkiye toplamının %6’sı) sahip olması avantajı ile gelişmeye açık bir bölgedir.

Kıyı Turizmi

Kıyı uzunlukları dikkate alındığında (321 km Mersin, 160 km Adana) Mersin ili kıyı turizmi açısından potansiyeli daha yüksek görünmektedir. Adana’da ise Karataş bölgesi öne çıkmaktadır.

Kış Turizmi

Bölgede tespit edilmiş 2 adet potansiyel kış turizm merkezi alanı mevcuttur. Birisi Mersin sınırları içinde yer alan Karboğazı diğeri ise Adana sınırlarında yer alan Karanfil Dağı’dır. Her ikisinin de ulaşım ağlarına yakın olması avantaj teşkil etmektedir.

Sağlık Turizmi

Bölgedeki sağlık kuruluşlarının altyapısının gelişmiş olması, iklim koşulları,  bölgenin eğitim altyapısı bölümünde de belirtildiği üzere‐ tıp fakültelerinin yoğun olması bölgeyi sağlık turizmi açısından cazip kılmaktadır. Bu turizm türünün diğer turizm türleriyle birlikte özel olarak değerlendirilmesi, yakın civardaki komşu ülkelere yönelik bu konuda organize bir çalışma yapılması sağlık turizminin bölgede sağlıklı olarak gelişmesini sağlayacaktır.

Eko Agro Turizm

Bölge eko turizm için gerekli şartlara sahiptir. Her iki ilin kuzeyinde sıralanan Toros dağları ve bu dağlardan güneye doğru uzanan vadiler ve kanyonlar eko turizmin pek çok türü için olanaklar sağlamaktadır. Rafting, doğa yürüyüşü, kampçılık, dağcılık v.b. gibi faaliyetler gerçekleştirilebilir.